Anksiyete bozuklukları, kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini, iş veya eğitim hayatını etkileyebilecek düzeyde yoğun, süreğen ve kontrol edilmesi güç kaygı yaşamasıyla karakterize ruh sağlığı sorunlarıdır. Kaygı yaşamın doğal bir parçasıdır ve bazı durumlarda bireyi olası tehlikelere karşı hazırlayan işlevsel bir duygu olarak kabul edilir. Ancak kaygının sürekli hale gelmesi, yaşam kalitesini düşürmesi ve günlük işlevselliği bozması durumunda anksiyete bozukluğundan söz edilir.
Anksiyete bozuklukları yalnızca zihinsel belirtilerle sınırlı değildir. Çarpıntı, nefes darlığı, kas gerginliği, terleme ve mide-bağırsak problemleri gibi fiziksel belirtilerle de kendini gösterebilir. Uygun psikolojik destek ve terapi yöntemleriyle belirtiler önemli ölçüde azaltılabilir.
Günlük yaşamın birçok alanı hakkında sürekli ve aşırı endişe duyulmasıyla karakterizedir.
Beklenmedik ve tekrarlayan panik ataklarla ortaya çıkar.
Sosyal ortamlarda başkaları tarafından değerlendirilme korkusuyla ortaya çıkar.
Belirli nesne veya durumlara karşı yoğun ve mantıksız korkulardır.
Ailede anksiyete öyküsü risk faktörüdür.
Mükemmeliyetçilik, travmalar ve olumsuz düşünce kalıpları etkili olabilir.
Yoğun stres, iş ve ilişki problemleri anksiyeteyi tetikleyebilir.
Olumsuz düşünce kalıplarının değiştirilmesini hedefler.
Kaygı yaratan durumlara kontrollü şekilde maruz kalmayı içerir.
Fiziksel gerginliği azaltmaya yardımcı olur.
Şimdiki ana odaklanmayı öğretir.
Yoğun duyguların sağlıklı yönetilmesini sağlar.
Anksiyete bozuklukları tedavi edilebilir ruh sağlığı sorunlarıdır. Uygun terapi ve destekle kişi yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilir.